Kamping

1. Tepebaşı

  • Musaözü Tabiat Parkı
    • Göl kenarında çadır ve karavan alanı
    • Wc, piknik masası, yürüyüş parkuru
    • Kamp ateşi için kontrollü alanlar

2. Odunpazarı

  • Kent Ormanı (Kocakır Mevkii)
    • Eskişehir’e en yakın doğal kamp alanlarından
    • Doğa yürüyüşü ve gündüz kampı için ideal
    • Karavan girişi sınırlı; çadır öncelikli

3. Alpu

  • Laçin Kamp Alanı
    • Sakin ve gölge ağırlıklı çam ormanlık bölge
    • Kontrollü ateş yakılabilir alanlar
    • Yakında market veya tesis bulunmaz (hazırlıklı gitmek gerek)

4. Çifteler

  • Sakaryabaşı Kamp Alanı
    • Su kaynaklarının doğduğu yer
    • Çadır ve kamp sandalyesi için uygun düzlükler
    • Balık tutma ve kano gibi aktiviteler yapılabilir

5. Seyitgazi

  • Büyükyayla Göleti
    • Sessiz, huzurlu ve kuş gözlemi için uygun
    • Çevresinde altyapı bulunmaz (doğa ile baş başa)
    • Genellikle çadır için tercih ediliyor

6. Mihalıççık

  • Gürleyik Şelalesi
    • Doğal şelale manzarası ve serin ortam
    • Yazın oldukça kalabalık olabiliyor
    • Kamp alanı doğal, ama fazla eğimli yerlere dikkat edilmeli

7. Sivrihisar

  • Nasrettin Hoca Tabiat Parkı (yakın çevre)
    • Sivrihisar merkezden kısa sürede ulaşılabilir
    • Karavan park etme imkânı da var
    • Tesis desteği mevcut (wc, büfe vs.)

8. İnönü

  • Bozdağ Etrafı (Off-road ve doğa kampı)
    • Sert doğa şartları, tecrübeli kampçılara uygun
    • Genellikle trekking veya 4×4 ile gelenler tercih eder
    • Geceleri soğuk olabilir

Tarih-i Eskişehir

ESKİŞEHİR TARİHİ

İLK ÇAĞ DÖNEMİ

Eskişehir’imizin tarihinden bahsetmeden önce, tarihin başlangıcına ev sahipliği yapan Sakarya Nehrinden bahsetmek istiyoruz.

Sakarya Nehri, Eskişehir’in Çifteler ilçesinin sınırları içinde yer alan, “Sakaryabaşı” denilen yerden çıkmaktadır.  Kıran Hamamı denilen yerde Porsuk Çayı ile birleşir ve kuzeye doğru akar. Sarıyer Barajı’ndan sonra akışı batıya döner.

Ateşin bulunmasından sonra insanlar, Sakarya Irmağı’ndan, Porsuk Irmağı’na kadar uzanan bölgedeki verimli ve zengin topraklara yerleşirler. Zaman içerisinde buradaki sulak araziyi işleyerek, yaşam merkezi haline getirirler ve burada çoğalırlar. Ancak bereketsiz topraklarda yaşamını sürdürmeye çalışan diğer kavimler, bu tarafa doğru göç etmeye ve Sakarya’dan Porsuk’a uzanan bu verimli topraklara ortak olacak bir yaşam sürmeyi amaçlamaktadırlar. Böylelikle bölgede barış içinde yaşayan insanlar, hayatlarında ilk defa savaşla tanışırlar ve yüzlerce binlerce yıl savaşırlar…

Hikâyemize ara verip, Porsuk Çayından da bahsedecek olursak;

   Porsuk Çayı, iki koldan oluşur. Birincisi, Porsuk suyudur. Kaynağı Murat Dağı’ndadır. Altıntaş havzasında hafif meyilli bir arazide akar.

İkincisi, Kütahya’nın batısından gelir. Bu, şehrin kuzeyinden “Porsuk Çayı” adı ile geçen sudur. Bunlar Çukurova’da birleşerek ve Eskişehir il sınırında, İncesu Köyü’nün yakınındaki Kalburcu Çiftliği’nden geçerler. Sonra sırasıyla Kunduzlar, Kargın Deresi, Ilıcasu, Mollaoğlu Deresi, Sarısu, Keskin-Muttalip dereleriyle birleşerek, Sakarya Nehri’ne yaklaşırken de Pürtek Çayı’nı içine alır.

Evet, nerede kalmıştık?

Zamanla dünya ve insanlık değişir (ya da artık savaştan sıkılmışlardır) ve bölgede savaş sonra erer, gelecek için barış sağlanır. Şöyle bir orta yol bulunur; göç edenlerin sadece toprak ve su kullanmalarına izin verilir.

Günler yıllar geçtikçe yeni olanaklar sağlanıp keşifler yapılır. Bu keşiflerden sonra maden kaynakları, atölyeler ve küçük fabrikalar kurulur. Haliyle kasaba ve köyler de oluşturulur.

Tarihin ilk zamanlarında, ilk insanların günümüzden çook önce buraya gelerek topraklardan ve zengin kaynaklardan yararlanmalarının sonucunda kısa sürede gelişip şehirleşmiştir. Bu yüzden bu bölgeye “ESKİŞEHİR” adı verilir.

Eskişehir toprakları Taş Devrinden günümüze kadar binlerce kültürü yaşatmış. Hatta o kadar ki M.Ö. 4000 yıllarında nüfusun en yoğun olduğu bölge olarak kabul edilmiş. Ayrıca Asurlu tüccarların da ticaret hayatını canlandırdıkları merkez yine Eskişehir olmuştur.

Hititler, M.Ö. 14. yüzyılda Eskişehir merkezli büyük bir devlet kurmuşlardır. M.Ö. 12. yüzyılda Frigya, 600 yıl süren hükümdarlığını ilan etmiştir. Tüm çağların en zengin kralı Frigya Kralı Midas’tır. O da tarihte “Eşek Kulaklı Midas” olarak yerini almıştır.

Arkeolojik araştırmalar, yöredeki ilk yerleşimin M.Ö. 3500 yıllarında, Şarhöyük çevresinde yoğunlaştığını göstermektedir. 

Pek çok Anadolu Efsanesi Frigya’yı madenciliğin beşiği olarak gösteren kanıtlardır. Ayrıca Midas Şehri’nde (Yazılıkaya) yapılan diğer Kazılarda, yüzlerce yeni höyük tespit edilerek, bölgenin ilk çağlardan bu yana yaygın bir kültüre sahip olduğu saptanmıştır.

Yazılıkaya’da yapılan kazılarda tespit edilen höyüklerin büyük bir kısmında Hitit Çağına ait kültür belgeleri bulunmuştur.

Eskişehir’e 80 km uzaklıkta mesafede bulunan Han ilçesinin Yazılıkaya Mahallesine giderseniz, buradaki kalıntılar, ilginizi ve hayranlığınızı eski medeniyetler üzerinde toplayacaktır.

Bu köye, Eskişehir’in güneydoğusundaki Çifteler İlçesi’nden gidebilirsiniz.  Buradan ayrılan yol Mecidiye, Bardakçı, Karaağaç ve Kayı üzerinden Yazılıkaya’ya ulaşır. Ayrıca Seyitgazi ve Afyonkarahisar ya da Emirdağ üzerinden de Yazılıkaya’ya gidilebilir.

Bugün de görüleceği gibi Yazılıkaya Köyü’nün hemen üstünde antik şehir Akropol’ün kuzeydoğu cephesinde, püskürük bir kaya üzerinde Midas Anıtı, Akropol’ü çevreleyen sur duvarları, yeraltı merdivenleri, mezarlar, sunaklar, bitmemiş anıt ve çeşme bulunur.

DORLİON

Antik Çağ’ da bu bölgede Latince “Dorylaeum” ya da Grekçe “Dorylaion” adıyla ünlenen bir kent bulunmaktaydı. Bugün Eskişehir’de, Antik Dorylaion olabilecek üç ayrı yerin varlığından söz edilir. Bunlardan biri Karacaşehir, diğeri Şarhöyük ve Yukarımahalle, Hamamlar ya da Köprübaşı olarak bilinen yerlerdir.

Bu bölge, artık çok sayıdaki ünlü hamamları ve sıcak mineral suları ile insanların günlük streslerinden uzaklaşmalarına yardımcı olan bir dinlence merkezi durumundadır. Eğer siz de streslerinizden uzaklaşmak ve şifa bulmak istiyorsanız bu sularda biraz dinlenebilir, hatta bir zamanlar bu sularda yıkanan Bizans İmparatoru Justinian’ın anılarını da sıcak su buharıyla birlikte içinize çekebilirsiniz.

Bu toprakların sıcak suları başka kimlere nasip oldu? 13. yüzyılda küçük bir imparatorluğun başı olan ve daha sonra Eskişehir ve Anadolu’da tarihe yeni bir sayfa açan Osman Bey de bu sularda yıkanan tarihî isimlerden biridir. Özellikle onun döneminde Eskişehir, mineral suları ve hamamlarıyla tanınan, önemli bir yerleşim merkezi, Anadolu kasabası haline gelmiştir.

ORTA ÇAĞ DÖNEMİ

1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra doğudan gelen Türkler, 1074 yılında Eskişehir’i alırlar. Şehrin alınmasının ardından, doğudan gelen Türk boylarını durdurmak isteyen Manuel Kommenos, bunda başarılı olamayınca batıya doğru çekilmek durumunda kalır. Alparslan ve I. Kılıçarslan zamanında Eskişehir, Haçlı Ordularının geçiş yeri olmuştur. Eskişehir il merkezinde, bu çağa ait fazla bir eser yoktur.

YENİ VE YAKIN ÇAĞ DÖNEMİ

Eskişehir yöresi, Osmanlı İmparatorluğu’nun beşiği ve doğu seferleri yolu üstündeki önemli merkezlerden biridir. Ertuğrul Gazi’nin ölümünün ardından, yerine oğlu Osman Bey geçer. Osman Bey, uçbeyi olduktan kısa bir süre sonra kuvvetlenerek 1298 yılında, önce Eskişehir’i, sonra İnönü, Seyitgazi ve Sivrihisar’ı topraklarına katar.

Kurşunlu Cami:
Odunpazarı semtinde, Paşa Mahallesi’ndedir. Merdivenli kapıdan girildiğinde ortada şadırvan, sağ tarafta menzilhane, sol tarafta aşhane, karşıda cami görülür. Bu cami, Veziri-sanî Mustafa Paşa tarafından 1525 yılında yaptırılmıştır.

Cami 1961-1962 yıllarında yenilenmiştir. Caminin arkasındaki büyük kubbeli semahane, medrese odaları ve ön taraftaki sütunlu açık mekân, buranın bir Mevlevi tekkesi olduğunu kanıtlamaktadır.

Seyyit Battal Gazi Külliyesi:
Seyitgazi İlçesinde, 150 metre yüksekliğinde Üçler Tepesi’nin doğuya bakan yamaçları üzerindedir. Bu külliye Seyyit Battal Gazi’ ye ithafen yaptırılmıştır (1207- 1209)

Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve gelişme dönemlerinde; onarım, yeniden yapım eklemelerle külliye halini almıştır. Osmanlı Devleti döneminde vakıflaştırılmış Cumhuriyet Dönemi’ ne kadar dini eğitim, tören ve toplantıların yapıldığı medrese ve tekke olarak kullanılmıştır.

Bugün mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan külliye, Yapılan ışıklandırma sistemi ile geceleri aydınlatılmakta, etkileyici görünümü, turistik ve dini amaçlı ziyaretçileri ile Seyitgazi ilçesine canlılık kazandırmaktadır.

Şeyh Edebali Türbesi:

Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in kayınpederidir. Şeyh Edebali’nin türbesi şehrin Odunpazarı semtindeki Odunpazarı Mezarlığı’nın içindedir. Türbe, II. Abdülhamit tarafından restore edilmiştir.

Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi:
Eskişehir Mihalıççık ilçesi Yunus Emre beldesinde (Sarıköy) dir. Eskişehir-Ankara demiryolu yakınından geçmektedir. Yunus Emre bu dünyada yaşayan insanları sevgiye, birlik ve beraberliğe çağıran bir hak aşığıdır.

Mezar taşının ön cephesinde yazılı olan “Gelin Tanış Olalım, İşi Kolay Kılalım, Sevelim Sevilelim, Bu Dünya Kimseye Kalmaz” sözlerinde Yunus Emre’nin yaşam felsefesi özetlenmektedir.

Nasrettin Hoca’nın Evi:
Ünlü mizah ustası Nasrettin Hoca, 605 (1208-1209) yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğmuştur. İlk bilgilerini köy imamı olan babasının yanında öğrenmiştir. Daha sonra Akşehir’ e giderek Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim gibi devrin tanınmış alim ve ariflerinden bilgi öğrenmiş, nasip almıştır. Nasrettin Hoca’nın ünü tüm dünyaya yayılmıştır. 

Doğanlı Kale:
Bu kale, Seyitgazi ilçesinin Çukurca Köyü yakınındadır. Kalenin üst kısmındaki kaya “doğan” a benzediğinden bu ismi almıştır. Bir Frig eseri olan Doğanlı Kale’nin iç kısmına, Bizans ve Roma çağlarında, yeraltı geçitleri ve mezar ilave edilmiştir. Yapı, içindeki merdivenler ve odalarla delik deşik bir görünüm sergilemektedir.

Gerdek Kaya Anıtı:
Çukurca Köyü’nün 500 m güneybatısında bulunan bir ‘mezar anıtıdır. Dor stili bir tapınak cephesi taklit edilerek oyulmuş bu mezar anıtında, içerlek iki kapı ile iki ölü odasına girilmektedir. Cephesi doğuya bakan bu anıt, Yunan-Roma Çağı’nı anlatmaktadır. Alınlığın üstündeki kaya çıkıntısı üzerinde, başsız bir aslan figürü de görülmektedir.

Cumhuriyet döneminde Eskişehir’de ilk olarak ekonomi geliştirildi, daha sonra endüstriye, tarıma ve doğal kaynak araştırmalarına hız verildi. Bunlarla beraber çanak-çömlek endüstrisi hızla gelişti. Türkiye’de talep edilen çanak-çömleğin büyük bir bölümü Eskişehir’den karşılanmakta ve bir kısmı da ihraç edilmektedir.

Eskişehir her zaman tahıl üretiminde ilk sırayı alan illerden biridir. Ekmek yapımına uygun olan ak buğday ve arpa, bu yörede yetiştirilir.

1940 yılında Eskişehir, Türkiye’nin altıncı büyük ilidir. Artan nüfusla birlikte, konut yapımında büyük bir artış görülmektedir. Kent merkezi sürekli olarak kuzeye doğru genişlemektedir.

1940’larda Eskişehir’de endüstriyel gelişmelere teknoloji de eklenmiştir.29 Ekim 1961 tarihinde. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümü kutlamaları için Eskişehir’e gelmesinin planlanması üzerine, bu tarihte ilk otomobil Cumhurbaşkanı için üretildi ve sunuldu.

Önce arabanın gövdesini oluşturan parçalar, sonra gövde ve diğer bölümler, buradaki atölyelerde imal edildi. Metal levhalarla gövdesine şekil verildi. Üzerinde günlerce çalışıldı ve ortaya yepyeni bir otomobil çıktı. Bu otomobile “Devrim” adı verildi. Devrim, ilk gösteriminde (29 Ekim 1961) Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından kullanıldı.

Devrim; otomobil üretiminde ilk tecrübe, ilk adımdı. Bu, görünüşte sembolik bir işti. Ancak olanaklar dahilinde, Türkiye’nin endüstri sektöründe neler yapılabileceğinin bir göstergesi olmuştur. Bu ilk adımdan birkaç yıl sonra, “Anadol” adı verilen otomobilin üretimine başlandı.

29 Ekim 1961 tarihli gazetelerde şu başlıklar yer almaktaydı: “İlk Türk otomobili Devrim, yola çıktı ve yirmi adım sonra durdu”.

Bu başlığı, ilk geziyi yapan Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in sözleri izliyordu:

“Türk araba yapar ama, benzini koymayı unutur.”

Devrim, bugün artık sessiz sedasız duruyor. Ancak Eskişehir sanayii, ilerlemesini durmadan sürdürüyor.

Bununla beraber, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’na ait TÜLOMSAŞ firması tarafından ilk Türk lokomotifi “KARAKURT”, Eskişehir’de üretilmiştir. 1959 yılında yapım çalışmalarına başlanmış ve tamamı Türk işçi ve mühendislerinden oluşan ekip tarafından çok kısa bir sürede bitirilerek 1961 yılında hizmete girmiştir.

Millî mücadele yıllarının bir faaliyet merkezi olan Eskişehir’in, milli tarihimizde yeri büyüktür. Kurtuluş savaşında gösterdiği başarıyı anlatmaya sayfalar yetmez. Şehrimiz büyük kahramanlıklara şahittir.

Şimdi ise gelişmiş büyük şehirlerimizden biri olmuştur.

İlçelerle Eskişehir

ESKİŞEHİR İLÇELERİ

Anadolu’nun, güzel ülkemizin modern şehirlerinden biri olarak gösterilen ve toplamda 915 bin kişilik nüfusa sahip Eskişehir’in toplamda 14 ilçesi bulunmaktadır.

Odunpazarı, şehrin merkezi ilçesidir. Tarihi evleri ve kültürel mirası ile ünlü Odunpazarı ilçesine 5 km uzaklıktaki Tepebaşı da şehrin turistik yerleşim yerlerinden biridir.

Alpu, Beylikova, Çifteler, Günyüzü, Han, İnönü, Mahmudiye, Mihalgazi, Mihalıcçık, Sarıcakaya, Seyitgazi ve Sivrihisar, Eskişehir’e bağlı diğer ilçelerdir.

1-   ODUNPAZARI

Tarihi evleri dünyaca ünlü olan bu ilçe, keşfedilecek tarihi ve turistik cazibe merkezleri ile doludur.

Tarihi Odunpazarı Evlerini gördükten sonra görülmesi gereken yerleri sıralayacak olursak;

Şelale Park, Kurtuluş Müzesi, Kurşunlu Cami, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Osmanlı Evi, Lületaşı Müzesi ve Atlıhan El Sanatları Çarşısı da mutlaka görülmelidir.

Atlıhan El Sanatları Çarşısı, hediyelik eşya alışverişi için de şehirdeki en iyi adreslerden biridir.

2-   TEPEBAŞI

Tepebaşı ilçesi, doğal güzellikleri ve tarihi Osmanlı dönemine kadar uzanan evleri ile şehrin en etkileyici yerlerinden biridir.

Yemyeşil alanları ve göleti ile oldukça etkileyici görünen Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisinde ziyaretçilerini bekleyen Masal Şatosu, Kalyon Gemisi, Bilim Deney Merkezi, Sabancı Uzay evi, Hayvanat Bahçesi ve Eti Su Altı Dünyası görülmeye değer merkezlerdir.

Japon Bahçesi ve Kent Park’ta Tepebaşı’nda görülmeye değer yerlerdir

3-   ALPU

Şehir merkezine 40 km uzaklıkta bulunan Alpu ilçesi Eskişehir’in gümüş işlemeciliği ile ünlüdür.

Yerleşimin Tunç Çağı’na kadar uzandığı Karahöyük, Büğdüz Köyü’nde bulunan ve tarihi 1200’lü yıllara uzanan Selçuklu Camisi, ormanlık bir alan içerisinde yer alan Ulubük Mağarası, Sakarya Nehri’ne bakan Kara Mağara da burada görülmeye değer yerlerdir.

4-   BEYLİKOVA

Eskişehir’de eski bir yerleşim yeri olan Beylikova, şehir merkezine 70 km uzaklıktadır.

Süt şenlikleri ile ünlü Beylikova ilçesi, tarihi ve turistik açıdan zengin bir ilçe olmasa da, Uzunburun Köyü’nde bulunan Uzunburun Höyük, yakınlarından Porsuk Nehri’nin geçtiği, yerleşimin Orta Tunç Dönemi’ne kadar uzandığı bir yerleşim yeridir.

5-   ÇİFTELER

Eskişehir merkeze 65-70 km uzaklıkta bulunan Çifteler ilçesi, tam bir doğal cennet olarak bilinir.  

Lezzetli balıkları ile ünlü Çifteler ilçesine gelindiğinde; rengarenk çiçekleri ve balıkları ile Sakaryabaşı Gölü de mutlaka ziyaret edilmelidir. Çifteler Hamamı ve Hamamkaya da burada görülmeye değer tarihi yapılardır.

6-   GÜNYÜZÜ

Şehir merkezine en uzak ilçelerden biri olan Günyüzü, merkeze 140 km uzaklıktadır.

Ova görünümündeki arazileri, dağ ve kayalık alanları ve tarihte en güzel üzümlerin yetiştirildiği yer olarak bilinen Günyüzü’nde öne çıkan cazibe merkezi Şadırvan’dır. Tarihe meraklı olanlar Evaltı Yerleşimi ve tarihi hamam kalıntılarını da görebilir.

7-   HAN

Han ilçesi, Eskişehir merkeze yaklaşık 85 km uzaklıktadır. Şehrin tarihi bir yerleşim yeri olarak, özellikle bir yer altı şehri olan Han Antik Kenti ile ünlüdür. Han ilçesi, Midas Yazılı Kaya Anıtı ile de ünlüdür. Hüsrev Paşa Cami ve Külliyesi, Yazılı Kaya Antik Kenti, Yazılı Kaya Frig Vadisi de burada görülmeye değer yerlerdir.

8-   İNÖNÜ

Şehir merkezine 45 km uzaklıktaki İnönü ilçesi, Eskişehir’in tarihi yerleşim yerlerinden biridir. Türk Hava Kurumu tesisleri ile öne çıkan ilçe, aynı zamanda Kütahya’ya da oldukça yakın bir konumdadır. Burada, özellikle İnönü Kalesi öne çıkan tarihi yapıdır.

İnönü’ye gidildiğinde; tarihe yolculuk yapmak için İnönü Mağarası’na gidilebilir, THK İnönü Eğitim Merkezi’nde paraşüt, yamaç paraşütü gibi dersler alınabilir.

9-   MAHMUDİYE

Eskişehir şehir merkezine 55 km uzaklıkta bulunan Mahmudiye ilçesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde at yetiştiriciliği yapılan bir yer olarak görülmüştür. Arap atı yetiştiriciliğinin günümüzde devam ettiği Mahmudiye ilçesi, haralar ile de dikkat çekmektedir.

10-             MİHALGAZİ

Şehir merkezine 45 km uzaklıktaki Mihalgazi ilçesinde Belediye tarafından işletilen açık havuz, şehrin merkezindedir ve yaz aylarında ilgi görmektedir. Burası, aynı zamanda Sakarı Ilıca Kaplıcaları ile de ünlüdür. Şifalı olduğuna inanılan bu kaplıcaların çevresindeki ormanlık alan ise, piknik yapmak için tercih edilebilir.

11-             MİHALIÇÇIK

Eskişehir’in tarihi ve turistik bir ilçesi olan Mihalıççık, ilçe merkezine 90 km uzaklıktadır. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Eskişehir’e bağlanan Mihalıççık’ta gelindiğinde dünyaca ünlü Sorkun çömleği ile ünlü Sorkun Köyü mutlaka görülmelidir. Burada her yıl, Mayıs ayında Yunus Emre Kültür ve Sanat festivalleri de gerçekleştirilmektedir. Yarıkçı Kaplıcası, burada şifalı sularda dinlenmek için ziyaret edilebilir.

Tarihe meraklı olanlar için, Koçakkıran Mağarası, Karakaya Mağarası ziyaret edilebilir. Doğa ile baş başa olmak için ise Çatacık Orman İçi Dinlenme Yeri ve Ömerköy Göleti’ne gidilebilir.

12-             SARICAKAYA

Şehir merkezine yaklaşık 45-50 km uzaklıktaki Sarıcakaya ilçesi, özellikle Laçin Köyü’nden çıkan maden suyu ile popülerdir. Domatesi ile meşhur Sarıcakaya’ya gelindiğinde, ilçe meydanında kurulan pazarlardan Sakarya domatesi de mutlaka alınmalıdır.

13-             SEYİTGAZİ

Eskişehir merkeze 40 km uzaklıktaki Seyitgazi ilçesine adını veren Seyit Battal Gazi Türbesi ve Külliyesi ile ünlüdür. Asar Kalesi, Alemşah Kümbeti, Akdoğan Mescidi, Akpare Kale, Asmacık İnleri Kaya Mezarları, Aziz Mahmut Hüdayi Cami ve Develik Han da burada görülmeye değer tarihi yapılardır.

14-             SİVRİHİSAR

Şehir merkezine yaklaşık 100 km uzaklıkta bulunan Sivrihisar ilçesi, tarihi ve kültürel mirası ve doğal güzellikleri ile etkileyicidir.

Bir Açık Hava Heykel Müzesi’ne ev sahipliği yapan ilçede, Nasrettin Hoca Anıt Mezarı da görülmeye değerdir. Burada ayrıca; Sivrihisar Ulu Cami, Alemşah Kümbeti, Kilim Müzesi, Saat Kulesi ve Seyir Terası ve ilçenin sokaklarını süsleyen tarihi evleri de görülmelidir.

Kütüphaneler

ESKİŞEHİR’DE BULUNAN KÜTÜPHANELER

1-Eskişehir İl Halk Kütüphanesi

ADRES: İstiklal, Reşadiye Cd. No:18, 26010 Odunpazarı/Eskişehir TEL: 0 222 230 17 53

2-Anadolu Üniversitesi Kütüphanesi

ADRES: Yunus Emre Kampusu, Yeşiltepe, 26210 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 335 05 80

3-Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kütüphanesi

ADRES: Büyükdere, 26040 Odunpazarı/Eskişehir

4-Odunpazarı İlçe Halk Kütüphanesi

ADRES: Sümer, Çakmak Cd. no 1, 26140 Odunpazarı/Eskişehir

SİNEMALAR

Eskişehir’de Sinema Salonları

1-Eskişehir Espark Paribu CİNEMA Adres: Eskibağlar Mah. Üniversite Cad. No:21 Espark AVM Kat: 2
Tel: 0 (850) 220 09 67

2-Eskişehir Kanatlı Maximum CİNEMA Adres: Hoşnudiye mah. İsmet İnönü Cad. No: 57 Kanatlı AVM Kat: 4
Tel: 0 (222) 231 42 92

3-Eskişehir Özdilek Cinetime CİNEMA Adres: Hoşnudiye Mah. Doğruer Sok. No.1 Özdilek AVM
Tel: 0 (222) 335 50 51

4-Eskişehir Vega Outlet Prestige CİNEMA Adres: Çamlıca, 1 Gülperi Sokak, 26180 Tepebaşı/Eskişehir
Tel: 0 (222) 310 10 15

5-Eskişehir Muhsin Batur Kültür Merkezi Adres: Muhsin Batur Kültür Merkezi, Yıldıztepe, 26030 Odunpazarı Tel: 0 (222) 239 38 70

KÜLTÜR MERKEZLERİ

ESKİŞEHİR KÜLTÜR MERKEZLERİ

1-Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi

ADRES: Kurtuluş, Cumhuriyet Blv. No:104, 26090 Odunpazarı/Eskişehir TEL: 0 222 222 00 38

2-Hasan Polatkan Kültür Merkezi

ADRES: Vişnelik Mahallesi Çolpan Sokak No:1 (Atatürk bulvarı üzeri) Odunpazarı / Eskişehir TEL: 0 222 224 00 10

3-Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı

ADRES: Mamure, İsmail Gaspıralı Cd. No:1, 26120 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 230 89 44

4-Eskişehir Muhsin Batur Kültür Merkezi

ADRES: Muhsin Batur Kültür Merkezi, Yıldıztepe, 26030 Odunpazarı TEL: 0 222 239 38 70

5-Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi

ADRES: 2 Eylül Cad. Türk Telekom Karşısı NO:63 ODUNPAZARI/Eskişehir TEL: 0 222 233 05 82

6-Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi

ADRES: Büyükdere, Gürgentepe Sk. No:138, 26040 Odunpazarı/Eskişehir

7-Eskişehir Kültür Merkezi

ADRES: Cumhuriye, Dinçel Sk. No:5, 26130 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 221 22 06

8-Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi

ADRES: Yeşiltepe, Anadolu Ünv., 26210 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 335 05 80

9-Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Taşbaşı Kültür Merkezi KIRMIZI SALON

ADRES: Arifiye, Sencer Sk. No:9 D:11, 26010 Odunpazarı/Eskişehir

10-Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Haller Gençlik Merkezi Tepebaşı Sahnesi

ADRES: Hoşnudiye, Gençlik Mrk. Sk., 26170 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 330 45 00

11- 23 Nisan Çocuk Sanat Ve Kültür Merkezi

ADRES: Fatih, Akasya Ağacı Sk. No:3, 26220 Tepebaşı/Eskişehir TEL: 0 222 321 56 11